İNGİLTERE
köklü kraliyet geleneğiyle harmanlanmış tarihi şehirleri ve kartpostalları andıran kırsal manzaralarıyla sizi zaman yolculuğuna çıkaran bir ülke düşünün desem, cevabınız kuvvetle muhtemel İngiltere olacaktır. Görkemli şatolardan hareketli liman kentlerine, yeşilin her tonunu barındıran vadilerden dünya mirası listesindeki antik yapılara kadar her köşesinde ayrı bir hikaye barındırıyor.
Başkent Londra, modern dünyanın nabzını tutarken tarihle olan bağını asla koparmıyor. Big Ben, Buckingham Sarayı ve Londra Kulesi gibi ikonik yapılar, şehrin silüetini süslerken; British Museum ve Tate Modern sanat tutkunlarını büyülemeyi bekliyor. Öte yandan, kuzeyin gururu Manchester, endüstriyel mirasını modern kültür ve canlı bir müzik sahnesiyle birleştiriyor.
Tarihin tozlu sayfalarında bir gezinti arayanlar için Bath, Roma döneminden kalma hamamları ve bal rengi taş binalarıyla büyüleyici bir durak. Akademik ruhun kalbi olan Oxford ve Cambridge ise gotik mimarileri ve prestijli kolej avlularıyla adeta birer açık hava müzesi niteliğinde. Doğanın merkezine kaçmak isteyenler için Cotswolds bölgesindeki bal rengi köyler, masal kitaplarından fırlamış gibi duran bir huzur vaat ediyor.
Güneyde, White Cliffs of Dover (Dover’ın Beyaz Kayalıkları) denizden yükselen devasa birer anıt gibi dururken, kuzeydeki Lake District (Göller Bölgesi) şairlere ilham veren gölleri ve tepeleriyle doğa tutkunlarını kendine çekiyor. İngiltere ayrıca, geleneksel “Beş Çayı” ritüeli, meşhur “Fish and Chips”i ve tarihi pub kültürüyle sadece bir gezi değil, tam bir yaşam deneyimi sunuyor.
Bu ülke, taş evlerin arasından geçerken sizi yüzyıllar öncesine götürürken, kozmopolit yapısıyla yenilikçi bir dünyanın kapılarını aralıyor. Birleşik Krallık’ın kalbinde keşfedilmeyi bekleyen sayısız rota sizi bekliyor 🇬🇧